Uzun süredir burayı boş bıraktım. Fakat hem yaz okulum , hem tatilim fazlasıyla zamanımı çaldı. Microsoft Student Partner (kısaltması MSP) başvurularının başlamasıyla şöyle bir silkelendim. Artık kendine gel Kaan; bu kadar tatil sana fazla diyerek kendime geldim. Tatil boyunca o kadar çok konu biriktiki kafamda... Kesinlikle bu sene özellikle blogum açısından çok yoğun geçecek.
Başıma neler geldi?
Evimde bir tane bile çeken wireless yoktu. Bilgisayarımın bataryası bozulduğundan dolayı servise verdim ve çevredeki kafe tarzı mekanlarda wireless aradım. Buldum. Ama priz yoktu. Priz ve batarya olmayınca çok kötü bir durum olmuştu. Çareyi telefonda aradım ve buldum. Telefonumun 3G özelliği olmadığı için Edge hızında internete bağlandım. Bezdim resmen. Bunu da geçtik; bilgisayarım kökten bozuldu. Hiç açılmıyordu. Mecburen kendi bilgisayarımı da servise verdim. O bilgisayar benim şu bilgisayar senin, 1 haftadır bilgisayar kapmaca oynuyorum anlayacağınız. Başıma daha ne gelebilirdi bilemiyorum :)
İlk yılımın ardından!
Bu sene herşey güzel olacak. Ben blogumu açalı 1 yıl olmak üzere. Daha çiçeği burnunda. Doğal olarak ilk yılımda ancak blog tutma alışkanlığı edindim ve birçok püf noktasını kavradım. Deneme-yanılma methodlarıyla bir çok yola giriştim. Ama bu sene çoğu konularda daha profesyonel bir yaklaşımla blog tutmaya devam edeceğim. Yalnız klasik bir şekilde sadece makale içeriğine bürünmüş blogum, bu sene itibariyle kesinlikle değişime gitmeye başlıyor.
- İlk hedefim tabiki daha çok makale yazmak. Daha çok ve daha teknik.
- Videocast adında bir bölüm açmayı düşünüyorum. Bu bölümde nedirtv.com, birliktegelistir.com gibi internet sitelerinde paylaştığım videoların hepsi bulunacak.
- Açık kaynak kodlu olarak hazırladığım projeler için ayrı bir bölüm açmayı düşünüyorum. Buralarda o projelerin ilerleme süreci, kaynak kodları, hata takip mekanizması v.b. gibi codeplex mantığında bir mekanizma hazırlamayı düşünüyorum.
- Daha interaktif olmak adına aklımdan geçen ama uygulamaya koyup koymama konusunda kararsız olduğum daha bir çok konu var.
- Birde tasarımı değiştirmek istiyorum. İlk başlarda çok hoşuma gitmişti ama sanki makaleler içeride boğuluyormuş gibi his yarattı. Şimdiye kadar kimse bana bu konuda bir eleştiri yapmadı ama sayfa genişliğini tam sayfa yapmayı düşünüyorum.
Kısaca özetlemek gerekirse çok değişecek.
Beni takip etmeye devam edin.
twt: @kaanbasli
" İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm: "Avrupa'ya talebe yollanacaktır."
"Allah Allah" dedim!
Ülke yıkık dökük, her yer virane, Lozan yeni imzalanmış, bu durumda Avrupa'ya talebe... Lüks gibi gelen bir şey... Ama bir şansımı denemek istedim. 150 kişi içinden 11 kişi seçilmişiz. Benim ismimin yanına Atatürk, "Berlin Üniversitesi'ne gitsin." diye yazmış. Vakit geldi, Sirkeci Garı'ndayım; ama kafam çok karışık. Gitsem mi, kalsam mı? Beni orada unuturlar mı? Para yollarlar mı? Tam gitmemeye karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir post müvezzi ismimi çağırdı. "Mahmut Sadi! Mahmut Sadi! Bir telgrafın var." "Benim" dedim. Telgrafi açtım, aynen şunlar yazıyordu:
" Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz.
İmza
Mustafa Kemal "
Okuyunca düşündüklerimden olağanüstü utandım. "Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme." dedim. Düşünün 1923'te o kadar işinin arasında 11 öğrencinin nerde, ne zaman, ne hissettiğini sezebilen, ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi? Çok başarılı oldum. Ülkeme alev olarak döndüm. Önce İstanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsü'nü kurdum. Kürsü başkanı oldum. Daha sonra ülkemin başbakanlığını yaptım. Ben kim miyim? Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamı Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak'ım! "
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

Atatürk's Address to Turkish
Turkish Youth!
Your first duty is forever to preserve and to defend the Turkish Independence and the Turkish Republic.
This is the very foundation of your existence and your future. This foundation is your most precious treasure. In the future, too, there may be malevolent people at home and abroad who will wish to deprive you of this treasure. If some day you are compelled to defend your independence and your republic, you must not tarry to weigh the possibilities and circumstances of the situation before taking up your duty. These possibilities and circumstances may turn out to be extremely unfavourable. The enemies conspiring against your independence and your republic, may have behind them a victory unprecedented in the annals of the world. It may be that, by violence and ruse, all the fortresses of your beloved fatherland may be captured, all its shipyards occupied, all its armies dispersed and every part of the country invaded. And sadder and graver than all these circumstances, those who hold power within the country may be in error, misguided and may even be traitors. Furthermore, they may indentify their personal interests with the political designs of the invaders. The country may be impoverished, ruined and exhausted.
Youth of Turkey''s future,
Even in such circumstances it is your duty to save the Turkish Independence and Republic!
You will find the strength you need in your noble blood!

Mustafa Kemal Atatürk
October 20, 1927

Dün akşam mesai bitiminden sonra iş arkadaşım Alper Koca ile yürürken çok ilginç bir tabelaya rastladık. Bizim için anlamlı ama tabela sahibi işyeri için anlamsız olduğu kesindi..
Silverlight Adana'da ofis açmış!
Aşağıdaki fotoğrafa bakarsanız ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Biz gördüğümüzde dumur olduk..

Fotoğrafı cep telefonumla çektiğim için kalite biraz kötü ama okuyamayanlar için söylemek isterimki tabela bir "Erkek Kuaförü" ne ait. :) İçeri girip sormak neden Silverlight diye sormak istedim ama yanlış anlaşılırım korkusuyla sormadım. Bir dahaki sefere traş olmaya gidecem o zaman sorarım. Aslında Daron Yöndem iki hafta önce Adana'ya geldiğinde orda traş olmaya götürmek isterdim. Eminim onun için de çok iyi bir anı olurdu. :)
Daha önce de Google Adana'da ofis açmıştı!
Aşağıdaki fotoğrafta Google Adana ofisinden bir görüntü.

Yakında Adana'da Java Market, Mac Manav, Facebook Oto Kiralama görürseniz hiç şaşırmayın..
Bugün 29 Ekim 2008. Türkiye Cumhuriyeti'nin 85. yıl dönümü. Ulu Önder'imiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere hediye ettiği bu güzel ülkenin 85. yaşını kutluyoruz bugün. Bana göre Dünya'nın en güzel coğrafyasına, en güzel insanına, en güzel Ata'sına sahip bu vatan için muhteşem bir armağandır Cumhuriyet! Vatanımızı bölmeye çalışanlara, toprağımıza göz dikenlere ve bütün Dünya'ya Ata'mızı, Vatan'ımızı, Al Bayrak'ımızı ve Cumhuriyet'imizi ne kadar çok sevdiğimizi, ne kadar çok aşık olduğumuzu göstereceğimiz bir gündür bugün.
Bayramınız kutlu olsun!
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözünü belirtmek istiyorum :
" Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir. "
Mustafa Kemal Atatürk, 1926
Belki çoğunuzun anlatacağım olaydan haberi vardır ama ben yinede duymayanlar için söylemek istiyorum. Biliyorsunuz benim gibi ülkenin büyük şehirlerine uzak mesafede okuyan öğrencilerin pek seminer gibi aktivitelere katılması biraz zor. Seminer derken tabiki bizim mesleğimiz ile ilgili bilge kişilerin sunduğu seminerlerden bahsediyorum. Şurası bir gerçek ki; İstanbul ve Ankara'da düzenlenen seminer, konferans, panel v.b. aktivitelerin sayısı yılda 100 ise Adana ve benzeri şehirlerde (benzeri şehirlerin en büyüğü Adana :) ) düzenlenen aktivitelerin sayısı 3'ü zorlar. Sevgili Daron Yöndem'in çabalarıyla hayata geçen SeminerTV projesi ile artık Daron Yöndem'in sunduğu seminerleri ve katıldığı panelleri web üzerinden izleyebileceksiniz veya bilgisayarınıza indirebileceksiniz. Böylece bu eksikliğimizi büyük oranda gidermiş olabiliriz. Tabiki teşekkürüm bir tek Daron hocamıza değil. Aynı zamanda etkinlikleri baştan sona kameraya kaydetmekle uğraşan arkadaşların hakkını yememek lazım.
SeminerTV'ye göz atmak isterseniz eğer adres : http://daron.yondem.com/tr/formatpage.aspx?path=seminertv.format.html
2 gün önce Daron Yöndem'e bir eposta gönderdim. Kendisini üniversitemize davet ettim. Sağolsun yarım saat bile geçmeden olumlu bir cevap verdi. Tabiki bizden gerekli ayarlamalar için cevap bekliyor. İlgisinden dolayı kendisine çok ama çok teşekkür ediyorum. Sektörde benim lider olarak gördüğüm insanların bu denli yakınlıkta ilgili davranmaları benim bu işe bir nebze daha gönülden bağlanmamı sağlıyorlar. Ümit ediyorumki çok yakın bir zamanda kendisini misafir etme şerefine sahip oluruz.
1 ay süreden sonra aynı sitem ile tekrar merhaba. Artık bende bir hosting firması kurbanı olarak azınlıktan çoğunluğa doğru çoğalıyoruz. Tam 1 ay önce bir anda web sitem kapanmıştı. Ne panele girebiliyorum, ne de pinge cevap veriyor. Hosting yetkilisiyle görüştüğümde bana sabit disklerinin fiziksel olarak hasar gördüğünü ve 7 günde bir yedek alındığını söylediler. Halbuki ben daha 7 günlük bir müşteri bile değildim. O yüzden bırakın sitedeki yazıları, makaleleri; hosting hesabım bile silindi.. Yeniden sitemi faaliyete geçirmek içinde malumunuz derslerdi, bayramdı derken bir türlü zaman bulamadım. Ama artık fırsat buldukça makalelerimle sizlerle kalacağım. Esen kalın.
Geçen yazılarımdan birinde intibak derslerimin çokluğundan bahsetmiştim ve artık yanılmadığımı görüyorum. Bölümümüzün ders programı açıklandı. Tam 3'er adet çakıştığı için 3 tanesini 2. öğretimden almam gerekmesi de cabası. Bugün çalıştığım şirketin yetkilileriyle görüşüp pazartesiden itibaren gelemeyeceğimi söyledim. Çünkü derslerim hafta içi hergün sabah 9 ile 10 arası başlıyor ve en erken saat 17 de bitiyor. O da en erkeni.. :( En azından önümdeki 8 ay boyunca çalışma hayatına veda etmek zorundayım. Bu zamana birde benim ekstradan derslere çalışmam gereken zamanı eklerseniz beni çok daha iyi anlarsınız.
Uzun bir zamandır beni her zaman destekleyen bütün iş arkadaşlarıma ve yöneticilerime sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
Yeniden görüşmek dileğiyle..
Benim en az 2-3 yıldır destek verdiğim konulardan biri öğrencilerin daha öğrencilik hayatları bitmeden sektörlerine bulaşması, kendilerini geliştirmesiydi. Her vatandaşımızın kullandığı bir tabir vardır ya : "Burası Türkiye". Ülkemizin eğitim-öğretim şekli maalesef sektör ile iç içe olmadığı için bölümünüzden mezun olduğunuzda büyük bir afallama devresi geçiriyoruz. Çünkü diploma alana kadar görülen meslek ile dışarda sizi bekleyen iş birbiri ile bir türlü bağdaşmıyor. Ayrıca bağdaşsa bile dışarıdaki rekabet ortamı sayesinde piyasaya her zaman uzman, konusunda yetenekli ve tecrübeli personel gerekiyor. Benim tavsiyem, üniversitede okuyan her öğrenci için fırsat buldukça sektörünü takip etmesi ve yapabiliyorsa kendi sektöründe çalışmasıdır. Aksi takdirde her türlü diploma alma sonrası bir-iki yıl sürünme evresini yaşayacaktır.
Konuyla ilgili Diplomadan maksat nedir? makalesini okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Bugün üniversite hayatıma tarihi bir an daha eklendi. Sonunda intibak eğitimim boyunca alacağım dersler belli oldu. Sağolsun bölüm hocalarımın bana verdikleri derslerde bi hayli fazla geldi bana. Bu sene için kendi hayatımla ilgili bir çok planımı hayata geçirmeyi planlarken birden bire hepsi alt üst oluverdi. Şu anda kafamdaki tek düşünce : “Bu kadar dersin altından ben nasıl kalkacağım”. Az değil; 1 sene için tam 17 ders. Bunların tabiki de çoğu zaten alanınlarında bilgi sahibi olduğum dersler. Fakat derslerin çok olması beni zora sokacak gibi. Düşünsenize, her hafta en az 3 adet makale yazmayı hedefliyordum bu sene. Fakat şu anda bunu yapıp yapamayacağım bile meçhul. Tabi ki ülkemizdeki üniversitelerin saçmalıkları sayesinde bu kadar çok ders sahibi oldum. Aldıklarımdan bir kaçı sırf yüksekokuldaki aldığım dersin kredi sayısının fakültedekiyle aynı olmaması. Arasında yarım kredi bile fark olduğu zaman otomatikman bu dersi almak zorunda kalmam. Bu adaletsizliğe kim dur diyebilecek, kimin gücü buna yetebilecek orası da meçhul. Ama ben yine de bu ders listesine karamsar bakmıyorum. Maraşın bağrındaki Göksun’a gidip buralara kadar gelmek zaten kuvvetli bir azmin sayesinde oldu. İnanıyorumki aynı azimle bunlarıda aşıp seneye kendimi 3. Sınıfa atacağım. Bilmeyenler için söylemek istediğim ufak bir not var: İntibak sınıfında alınan derslerden 3 tanesinden kaldığınız zaman okulla ilişiğiniz kesiliyor. L Bu sene bana verdikleri derslerin listesi de şu şekilde :
1. DÖNEM
Basic Information Technologies – 3 kredi
Calculus 1 – 4 kredi
General Physics 1 – 3 kredi
Introduction to Computer Engineering – 3 kredi
Algorithms and Programming 1 – 3 kredi
Reading and Speaking in English – 3 kredi
Data Structures – 4 kredi
Differantial Equations and Linear Algebra – 3 kredi
Digital Logic Design– 4 kredi
Haftada 34 saat ders var L
2. DÖNEM
Calculus 2 – 4 kredi
General Physics 2 – 3 kredi
Discrete Mathematical Structures– 3 kredi
Algorithms and Programming 2 – 3 kredi
Professional English 1 – 3 kredi
Numerical Analysis – 3 kredi
Operating Systems – 4 kredi
Probability and Statistics – 3 kredi
Haftada 28 saat ders var.
Bana dua edin L